Dayanıklı Nesil

Sağlık, başarı ve kişisel gelişim kaynaklarını tek bir e-posta ile al.

Kabul edelim, biz dirençli nesiliz. Salgın vurmadan önce, yetişkinler olarak bir çok badire atlattık. Bir türlü durulmayan ülke politikasının sallantılı hali bir yana, buna bağlı nice sosyal ve ekonomik krizler, depremler, terör olayları… Üstelik sadece Türkiye’de de değil, bütün Dünyada durum aynıydı.

Tüm Dünya’da bizim kuşak, bitmek bilmeyen savaşları, bombaları, ekonomik krizleri ve Covid-19 dan başka daha bir sürü salgını görerek büyüdü.

 Ve şimdi geldiğimiz nokta: COVID-19 ile başa çıkmak için benzersiz bir şekilde kalifiye olduk

Birdenbire insanlar, olağanüstü dayanıklılığımızdan, saatlerce kendimizi eğlendirme yeteneğimizden ve sızlanmadan olduğumuz yerde kalma becerimizden etkilenir hale geldiler.

Haksız da sayılmazlar. Bizler, daha genç olanların çoğunlukla pek de yatkın olmadığı bu becerileri, bebeklikten itibaren edindik. Bu konuda eski çocuk yetiştirme biçimlerinin de (Bir çoğu hatalı olsa da bazıları hala kullanılabilir.)payı büyük, biliyorum.

Şimdi de, her zaman olduğu gibi elimizden geleni yapacağız. Asıl soru,

Sırada ne var?

Bu da geçecek elbette. Ancak alışık olduğumuz hayat biçimlerimiz, kökten ve güçlü bir biçimde değişecek. Bunu sadece yeni normalin hayatlarımızı  kısıtlaması açısından söylemiyorum.

Öncelikle, uyum sağlamak zorunda kalacağımız teknolojik gelişmeler in pandemi sebebiyle beklenenden hızlı gelmesi bekleniyor. Kulağa füturistik gelse de, Yapay Zeka ve Otomasyon’un hayatlarımızı uzun vadede zenginleştireceği öngörülüyor. 

Diğer bir açıdan ise Forbes’den , Robert Glazer’in  Covid19’un kuşakların hayatını nasıl derinden değiştireceğine dair yazısı oldukça ilginç.

1965-1980 Doğumlular ya da X Kuşağı olarak bilinen grup,

Tüm Dünya’da gözardı edilen nesil olarak biliniyor. Glazer bu grup için:

Büyük olasılıkla, hayatlarının geri kalan bölümünde gerçekten ne yapmak istedikleri konusunda sürdürdükleri uzun ve içsel tartışmadan artık çıkacaklar. Pek çok kişi istemsizce ama gönüllü olarak kariyer değişikliğine gidecek. 

Bu, pandemi öncesi için de geçerliydi. Zaten, orta yaşın kendisi , hayatlarımızı anlamlı kılmamız için arayışa girmemize neden oluyor. Ancak Pandemi, bu durumun yoğunlaşmasına neden olacağa benziyor. Yaşlanmadan önce, hayatının zaferini kazanmak için yola çıkacaklar çoğalacak. 

Yazar ayrıca, bu gruptakilerin  alışılmış anlamda emeklilikle ilgilenmeyeceğini bunun yerine,

Meşaleyi nasıl devredebileceklerini düşünecekler. İşletme sahipleri iseler, kendilerinin ötesinde iş için halefiyet planlarına ve hayata bakmaya başlayabilirler. Ön saflarda değerli deneyime sahip olanlar ve diğerleri, öğretim, yazma, koçluk ve konuşma yoluyla başkalarına yardım etmeye geçecekler.

diyor. Bu benim kişisel kariyer değişimimle örtüşüyor. Eğer hâlâ yapabiliyorsam 65’in ötesinde de yazmaya  devam edeceğim. Belki de sizin için kartlarda benzer bir şey vardır.

Medyadan anlayan özel televizyon ve radyolar nesli olarak, başkalarının hayatlarına gerçek değer üretirken, sanal iş yapma konusunda da benzersiz bir şekilde nitelikliyiz. Belki de bir şeyleri planlamanın zamanı gelmiştir. 

En genç yetişkinler olarak tanımlanan 1981-96 arası doğumlular yada Y Kuşağı için, 

Covid-19’un yarattığı ekonomik krizin depresyon dönemi olabileceği vurgulanıyor.

Y kuşağının önceliklerini tasarruf ve istikrara kaydırması, tüketime dayalı bir kültür eğilimini bozması kaçınılmaz görünüyor.  Ancak ağ kurma ve güçlü iş ilişkileri kurma yerine iş atlamayı tercih eden Y kuşağı, iş ararken daha uzun bir yokuş yukarı tırmanışa sahip olacaklarını görebilirler.

deniyor. Y Kuşağının, pandemi karanlığının içinde iş aramaya çalışmak yerine, kendi işini kurmak için harekete geçmeye ihtiyacı olacak gibi duruyor.

Pandemide Alınan Kilolar İçin Kontrolü Tekrar Ele Alın

Karantina süreci ilk başladığında, bir evde ekmek yapma furyası vardı. Hatırladınız mı? İşte o zaman yediğimiz ekmekler, kilo olarak geri döndü.  Buradaki egzersizleri evde de uygulayabilirsiniz. 

Her Yerde Yapabileceğiniz Bir Vücut Ağırlığı Antrenmanı İçin 50 Egzersiz | Greatist

yada daha kolayı, evde yürüyün. I (Youtube) Walk at Home by Lessli Sansone

Covid-19’dan Korunmak İçin Yüzümüze Dokunmayı Nasıl Bırakırız?

İnsanlar gözlemlendiklerini bilmedikleri zaman, yüzlerine  dakikada 0,5 ila 3 kez dokunuyorlar. Peki pandemide ne yapacağız? Sürekli eldiven kullanmanın faydası olacağı düşünülüyor. Ancak kanıtlanmış bir veri yok.

Uzmanlar bunun yerine her dokunuşumuzu saymayı öneriyor. Telefonunuzu kurun, ya da kağıda yazın. Detaylar için linke tıklayın.

Yüzünüze Dokunmayı Nasıl Bırakabilirsiniz? | Psychology Today

Orta Yaş: Sağlıklı Yaşama Geçmenin Tam Zamanı 

Orta yaşta ne kadar uzun süre sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürürseniz, sonraki yaşamınızda belirli hastalıkları geliştirme olasılığınız o kadar az olur. Bu kadar. Daha fazla bilgi için:

Sağlıklı Yaşam Tarzı Hastalık Ve Ölüm Riskini Azaltır | EurekAlert

Meditasyonla Tanışmak

Meditasyon,  bir çoklarının kulaktan dolma yetesiz ve kör bilgisiyle iddia ettiği gibi herhangi bir dine ait bir ritüel değildir.

Sadece, dikkat ve farkındalık geliştiren, bedenimiz için faydalı olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış, zihinsel bir egzersizdir . Amacı genellikle kişinin olumsuz düşüncelerine ve duygularına tepkiselliği frenlemektir.

Yakından bakmak için:

Meditasyon I Psychology Today

Nasıl başlayacağınızı bilemiyorsanız, aşağı kaydırın:)

Yeni Hayattan Sevgiler,

Melis


 En Basit 3 Meditasyon Tekniği

Gözde Üsküp Yaltı tarafından,

Meditasyon kelimesini duyunca şöyle bir durup, “Bana uygun değil” diye kestirip atanlardan mısınız?  Peşpeşe sıraladığınız“Benim odaklanma sorunum var,” Denedim ama olmuyor” veya “Hiç birşey düşünmemeyi beceremiyorum” diye bahaneleriniz mi var?

O zaman size şöyle bir sorum var:

Kendinizi hayatın akışına bırakamamaktan, gerçek gücünüzü ve hayallerinizi keşfedememekten, düşüncelerinizi kontrol edememekten şikayet ederken, iyileşmek için kendinize sadece bir on dakikacık ayıramaz mısınız?

Hadi gelin bakalim meditasyon gerçekten de düşündüğünüz kadar karmaşık ve size uzak miymis?.

Meditasyon ne değildir?

 

Meditasyonun kelime anlamı: Derin Düşünce 

En basit tanımlamaya göre de, hayatımızı karmaşıklaştıran, karar alırken bizi zora sokan veya aldığımız kararları defalarca sorgulatan iç sesimizi yönetme gücü veren bir düşünme eğitimi, egzersiz yöntemi.

Yani, bazılarının karıştırdığı gibi :

Meditasyon, hipnoz, ruh göçü yada dini bir ritüel değildir!

Tamamen beynimizi dinginleştirmek, düşünce ve duygularımızın farkına varıp başa çıkabilmek için yaptığımız bir tinsel egzersizdir.

Odaklanamamak da, uyuyakalmak da meditasyonun parçası 

 

Şunun gibi bir telkini mutlaka duymuşsunuzdur:

Hemen gözlerini kapat ve sadece hayal et. Bu kadar kolay… Gözlerin kapalı…
Sesimi takip et… Yemyeşil bir portakal bahçesindesin…

Kulağa ne kadar huzur verici ve kolay geliyor değil mi? 

Kendi meditasyon deneyimimin ilk zamanlarında, gözlerimi kapatır kapatmaz, kocaman turuncu bir portakalın kafamın içindeki uzay boşluğunda salınmasını beklerdim.

Sonradan, gözlerimi 2 dakikadan daha fazla kapali tutamadigimi ve bırakın turuncu portakalı görmeyi, portakal bahçesini bile hayal edemediğimi anlamak büyük hayal kırıklığı yaratmıştı.

Tam, “Bu iş bana göre değil diyerek” bırakma noktasına gelmiştim ki çok önemli bir şey öğrendim:

Aslinda meditasyonun olayi buydu; Odaklanamamak, olduğu kadarını kabul etmek ve tekrar ederek iyileşmek

Bu bilginin motivasyonuyla devam ettim. Bu sefer de başka bir durum ortaya çıktı; Uyuyakalmak. 
Gerçekten de, özellikle meditasyona yeni başladığınızda, verilen telkini dinleyip, yaptığınız nefes egzersizleriyle aşırı rahatlayabilir ve meditasyonun ortasinda uyuyabilirsiniz. Bu normal.

Çünkü meditasyon yaparken beyninize ve vücudunuzdaki bütün kaslara normalden çok daha fazla ve doğru şekilde oksijen iletiliyor. Dolayısıyla, fizikien gevşemeniz son derece doğal bir sonuç. 

Peki Nasıl Yapılır Bu Meditasyon?

 

Hemen başta belirtmek istediğim önemli bir şey var. Her egzersiz gibi meditasyon da, ne kadar çok tekrar edilir ve bir rutine dahil edilirse, o kadar hızlı etki eder ve faydasını görürsünüz .

Meditasyonu Günlük Hayatınızın Bir Parçası Haline Getirmek İçin 10 Basit İp Ucu I Experience Life

Meditasyonun bir çok farklı amacı ve türü var. Bunların arasından, kendi deneyimlediğim üç tanesini sizinle paylaşmak istiyorum.

1.Açık Farkındalık Meditasyonu

 

Bu meditasyon şekli, benim gündelik hayatımda sıklıkla uyguladığım favorilerimden. Çünkü, 1.5 yaşında bir bebeğiniz ve devamli ilgi isteyen bir köpeğiniz varsa, birazcık rahatlayabilmek için küçücük bir an dahi bulamayabiliyorsunuz. 

Bu nedenle bu meditasyon türü benim kurtarıcım oldu. Çünkü tek yapmaniz gereken, bir pencere önünde dikilip nefesinize odaklanarak  dışarıda gördüğünüz her şeyi tek tek renkleri ve şekilleriyle, hatta belki de boyutlarıyla sesli olarak saymak. 

Ayni zamanda eğer yapabilirseniz, o anda hissettiğiniz kokular, dokular, ısı değişimleri, tatlar gibi diğer duyumlarınızı da ifade edin. 

Özellikle, stres veya anksiyeteden dolayi bunaldığınız anlarda, öfkeleneceğinizi yada ağlayacağınızı hissettiginizde bu meditasyon seklini denemenizi kesinlikle tavsiye ederim. Çünkü bu yöntem, “o anda” duygularınızı yoğun şekilde hissetmenize sebep olan tetikleyici düşüncelerinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.

Kolay değil mi?

2.Nefes Bilinci Meditasyonu

 

Bu meditasyon türünde, sakin bir yerde sırtınızı dik tutacak sekilde oturmanız ve gözlerinizi kapalı tutmanız size yardımcı olacaktır. Özellikle çok gergin ve stresli bir günün ardından, geceleri uyumadan önce yaptığım bu meditasyon şekli,  çok güzel uyumama yardımcı olan sihirli bir değnek gibi. 

Burada önemli olan, nefese odaklanmak. Nefes alış verişinizi sayarak zihninize giren tüm düşünceleri uzakta tutmayı ve rahatlamayı öğreniyorsunuz.

Bu, düşünmemeye calismak demek değil. Aksine, bırakın düşünceleriniz gelsin ve gitsinler. 

Bu meditasyon egzersizi süresince, kafanızdaki düşüncelerin hiçbirine takılmadan sadece uzaktan seyrediyorsunuz. Nefes alıp verirken, aklınızdan geçen iyi yada kötü tüm düşüncelerin bir bulut gibi sizden uzaklaşmasına izin veriyor ve aslinda beyninizin de nefes almasını sağlamış oluyorsunuz. 

Denemek istersiniz youtube uzerinden takip ettigim bir sayfanin linkini buraya birakiyorum:

Nefes Meditasyon I You Tube

Umarim nefesiniz ile siz de benim gibi şifa bulursunuz.

3.Progresif Gevşeme

 

Ayni zamanda Vücut Taraması adi ile de bilinen bu meditasyon türünde, kişinin, bedenindeki gergin noktalarını nefes yoluyla keşfetmesi, odaklanarak gerginliğin “farkına varması” ve serbest bırakarak rahatlatılması amaçlanmaktadır. 

Çoğu kişinin bildiği gibi, vücudumuzdaki kronikleşmiş ağrılar aslında, duygu ve düşüncelerimizin bizi ne kadar zorladığının en önemli göstergesi olarak kabul edilir.

Bu meditasyon yöntemiyle, vücudumuzdaki kasların rahatlamasını sağlarken, aynı anda duygu regülasyonumuzu da yaparak kendimizi rahatlatabiliriz. 

Benim Farkındalık Meditasyonu’ndan sonraki favorim olan Progresif Gevşeme sayesinde, bedenimdeki kronik sayılabilecek bir çok ağrım hafifledi ve sabahları yataktan daha rahat kalkabilmek bile beni mental olarak rahatlattı.

Esasen doğru nefes almak herşeyin merkezinde yer alıyor. Bu konuyla ilgili olarak gelecek bültenlerde de yazacağım. Ama konun önemine binaen, bir ön okuma için:

Dikkatli bir şekilde derin bir nefes almanın yolu I Mindful

Çok kolay değil mi? Kesinlikle denemeye değer!

O zaman ne dersiniz? En başta saydığım bahaneleri bir kenara bırakıp, sadece kendimizle baş başa olabileceğimiz, duygularımızı, düşüncelerimizi farkedebileceğimiz bir 10 dakikayı kendimize hediye edelim mi? 

Hadi o zaman, kapatın gözlerinizi ve derin bir nefes alirken içinizden tekrar edin:

“Ben, şu anda, burada tüm varlığımla bulunuyorum. Aldığım her nefeste sakinlik içime dolsun, verdiğim her nefeste ise beni sıkan tüm negatif duygu ve düşünceler bedenimden uzaklaşsın. Aldığım nefes bana şifa versin, verdigim nefes ise dinginlik”

Namaste!

Kendini Keşfet

Gözde

Daha sağlıklı, başarılı ve mutlu yaşa. Bize katıl

Satış Baskısı, Spam Yok ve İstediğiniz Zaman Aboneliğinizi Bitirebilirsiniz